Sokak Oyunları

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yaşam koşullarımızın değişmesinin yanı sıra çocukların oyun şekilleri de değişti. Eskiden sokaklardan koşup zıplayan çocuklar artık evlerde saatlerce bilgisayar başında ya da ellerinde telefon ve tabletlerle beden gücü harcamadan oyun oynar hale geldiler.

Eğitimciler, ‘’geleneksel’’ olarak tanımladığımız oyunları çocukların eğitimi ve kişiliği üzerinde ki olumlu etkilerini anlatıyor ve aileler de çocukların teknoljiden uzak, sokak oyunları oynadığı zamanların hayalini kuruyor. Biz Ankarafen Koleji Anaokulu olarak bu hayalin çok uzak olmadığını, çocuklarımızı teknolojinin bu olumsuz yanından uzaklaştırmamız gerektiğinin farkındalığı ile Sokak Oyunları’nı oldukça önemsiyoruz.

-Körebe; oyuncular arasından bir ebe belirlenerek gözleri bağlanır. Oyuncular ebe ortada kalacak şekilde halka oluşturur.

‘’ Türkü söyler döneriz,

Bil bakalım biz kimiz,

Göster bizi körebe’’ dizelerini söyleyerek ve el çırparak ebenin çevresinde dönerler. Ebe bu sırada kollarını öne uzatarak dokunduğu oyuncunun başını, yüzünü, üstünü elleriyle yoklar. Kim olduğunu anlayabilirse adını söyler ve eğer tanırsa dokunduğu oyuncu ebe olur, tanıyamazsa oyun aynı ebeyle devam eder. Oyunun adı ebenin gözlerinin bağlanmasından gelir.

-Arapsaçı; Oyuncular bir daire oluşturacak şekilde yere oturur. Bir oyuncu elindeki ip yumağını ipin ucunu bırakmadan diğer oyuncuya atar. Yumağı yakalayan kişi bir başkasına atar. Böylece giderek büyüyen bir ağ oluşur. Oyunun ikinci bölümünde oyuncular düğümü çözmeye çalışır.

-Bülbül Kafeste; Oyuncular el ele tutuşarak bir halka oluşturur. Bu halka bülbül kafesi olur. Oyuncular arasından iki üç bülbül seçilir. Bülbüller kafes içinde dolaşırken halkadakiler ellerini bırakarak ‘’bülbül kafeste’’ der. Bu sırada bülbüller halkanın dışına çıkmaya çalışır. Halkadaki çocuklar da bülbülleri dışarı çıkarmamak için hemen birbirlerinin ellerini tutarlar ve kafesin açık yerini kapatırlar. Kafesten kaçabilen oyuncular oyunu kazanırlar.

-Çatlak Patlak; Oyuncular ellerini biri üstte, diğeri altta kalacak şekilde birbirlerinin avuçlarına koyarlar. Her kelimede bir oyuncu yanındaki arkadaşının avucuna vurur ve şu şarkı söylenir; Çatlak patlak,
yusyuvarlak,
kremalı börek,
sütlü çörek,
çek dostum çek,
arabanı yoldan çek,
çek amca çek,
burnun kanca,
al sana bir bulmaca,
bulmaca kaç parça,
veriyorum 5 parça,
1, 2, 3, 4, 5”

– Birdir Bir; Oyun bir ebe seçilmesiyle başlar.  Diğer çocukların ebeden 20-25 adım ilerde duracakları yer belirlenir ve hepsi 3-4 adım aralıklarla dizilir. Ebe eğilip belini kamburlaştırır, atlama yapacak diğer çocuklar tekelermenin kendi numalarına ait kısmını tam ebenin üstünden atlarken söyler. Çocuk diğerlerinin üzerinden de atlar ve en sona geldiğinde kendi de eğişir. Birinci sırada ki ebenin üzerinden ‘’birdir bir’’ deyip atlar ve 3-4 adım ilerde o da eğilerek sırtını kamburlaştırır. Ardından ikinci sırada ki koşarak ebedenin ve diğerlerinin üzderinden atlar ve en son o da eğilir. Bu durum bir çocuğun atlamayı başaramamasına kadar devam eder. Atlayamayıp düşen ebe seçilir.

-İstop; Oyun bir ebe seçilmesiyle başlar ve oyuncular bir daire oluşturur. Ebe oyunculardan birinin adını söyleyerek topu havaya atar. Top yere düşmeden adı söylenen oyuncu topu havada yakalarsa, başka birinin adını söyleyerke topu yeniden havaya atar. Topu havada tutamayan çocuk, topu yerden aldığında ‘’istop’’ diye bağırır ve kaçışan oyunlar istop denildiği an oldukları yerde durmak zorundadır. Bu durumda ebe, duran oyunculardan birini topla vurmaya çalışır. Vurulan oyuncu 1 puan kaybeder ve ebe olur. 3 kere vurulmuş olana bir isim takılır ve oyun o isimle devam eder.

Aç Kapıyı Bezirganbaşı Kapı Hakkı…; Oyuncular tekerleme ile aralarından iki kişiyi seçerler. Bunlar bezirganbaşı olur ve kendilerine kırmızı-yeşil, elma-armut, balık-kuş vb. Bir isim verirler. Karşılıklı el ele tutuşarak bir kapı oluştururlar. Daha sonra diğer oyuncular ard arda sıralanırlar ve bu kapının içinden şu şarkıyı söyleyerek geçeler;

“Aç kapıyı bezirgânbaşı, bezirgânbaşı…
Kapı hakkı ne alırsın, ne
verirsin, arkamdaki yadigâr olsun,
yadigâr olsun. 1 sıçan, 2 sıçan,
3’üncü de kapana kaçan.”

Bezirganlar kapının içine aldığı oyuncuya sorarlar ‘’Balık mı, kelebek mi?’’  Kapının içindeki çlcuk hangi beziranın adını söylerse onun arkasına geçer ve bu durum son oyuncuya kadar devam eder. Oyunun ikinci aşamasında bir halatı tutarak ya da birbirlerine kenetlenerek çekişmeye başlarlar. İlk hangi grup halatı bırakırsa o grup oyunu kaybeder.

-İp Atlama; İki çocuk karşılıklı olarak iğin ucundan tutarak çevirirler. Çocuklar sırayla ipten atlamaya çalışırlar. İp atlarken şu tekerleme söylenir;

“Laleli belkız,
İçeriye gir kız,
İpten çık kız,
Dışarıya çık kız.
Denizde dalga, hoş geldin abla,
Eteğini topla, rahat otur abla,
Etek bluz, İngiliz turist,
Nereden çıktı bu iki kız.”